MUTLU SON…

Nasıl da hevesle başlamıştı herşey benim için..Üniversiteyi kazanmak yeni bir hayat başlangıcı demekti.Yeni şehir ,yeni arkadaşlar,yeni bir ev demekti..Kayıt işlemlerinin ardından ailemle bulduğumuz kiralık öğrenci evimde pek bir şirin görünüyordu.Artık geriye tek bir şey kalıyordu.Oda memleketteki eşyalarımın kiraladığımız öğrenci evime çabucak getirilmesiydi.Tabii İstanbul ile memleketimin arasında 1000 km ye yaklaşan bir mesafenin olması beni epey bir korkutuyordu.

Hevesle ve özenle paketlediğimiz eşyalarım,sarıp sarmaladığım biblolar,annemin mis gibi yapıp bıraktığı nevresim takımları ve daha neler neler bir umutla yüklenmişti yerel bir taşımacılık yapan eski bir kamyona.Kamyon şoförü o kadar ilgisiz ve kendinden geçmiş bir haldeydi ki onun için önemli olan tek şey işin ekonomik kısmıydı.Daha önceden bize bildirmediği bir durum yükleme sabahı meydana çıktı.Meğer bizden başka bir kimsenin eşyaları daha aynı kamyonla gidecekmiş.Çaresizlik ve tecrübesizlik içerisinde bu durumu da kabüllenmiştik.Dualarla yola çıkmıştı eşyalarım..Ardından da ben otobüsle İstanbul’a …

Ertesi sabah aslında benden zaman olarak çok çok önce gelmesi gereken kamyon ,ne kadar geç gelmişti.Oniki saat süren bir otobüs yolculuğunun yaratmış olduğu yorgunluk ve sinir halini hala unutamam.Kamyon şoförünün ilgisiz tavrı hala devam ediyordu.”Eşyaları yükleyecek bir kaç kimseyi bulacağını ,bunu merak etmememiz gerektiğini,ama bu işin biraz daha pahalı olacağını çünkü işçi milletinin nasılda paragöz olduğunu” söyleyen kamyon şoförü ve ben kalakalmıştım tek başıma..Çünkü ortada bir tek yardımcı bile yoktu.Saatler sonra _belki de benim zorlamamla_yükleme bulunan zayıf ve aslında bu işe yatkın olmayan kimseler tarafından gerçekleştirildi.Kamyonun içi dayanılmaz bir koku ve ıslaklıkla nasılda rahatsız ediciydi.Daha sonra anlaşıldı ki bizden başka eşyası taşınan kimselerin turşu bidonları devrilmiş ve eşyalarımı da mahvetmişti.Artık bu kadar sıkıntının içerisinde dayanamadım ve ağlamaya başladım.Ne kadar hemşehrimde olsa bu insanla bir daha alışveriş yapmayacaktım ve kendisini özensiz davranışlardan ötürü bağlı bulunduğu ilgili yere şikayet edecektim..

4 yıl sonra okulum bitti ve artık dönme zamanı geliyordu.Artık işkence çekmemek ve İstanbul gibi bir şehrin nimetlerinden faydalanmak adına hemen bir araştırma yaptım.Taşıma işini büyük bir özenle ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan Evden eve Nakliyat sisteminin varlığından haberdar oldum.İçlerinden birisiyle hizmet akdi imzaladık.Geldiler ve tüllerimden ,kaşık çatalıma kadar hepsini özenle beraberlerinde getirdikleri ebatları belirli kutulara yerleştirdiler.Herşey işkenceye dönmeden rahatlık ve temizlik içinde sürdü gitti.Yıllar önce çektiğim eziyette yanıma kâr olarak kaldı.Üstelik bu kadar hizmetin bedeli yanında çok cüzi bir miktar olarak ücret aldılar.Aslında daha fazlasını da hakediyorlar..

Fatma ASLAN